8 Temmuz 2013 Pazartesi

Karabükspor Tolunay Kafkas'a Emanet


Karabükspor bugün nihayet yumak olmuş sorunları arasından bir tanesini çözdü ve takımın teknik direktörlüğüne Tolunay Kafkas'ı getirdi. Şimdi hızlandırılmış bir şekilde transferi çözmek, arada da yönetimi seçip istikrarlı bir yapıya bürünmelk gerekiyor.

Öncelikle şunu söylemek lazım: Çok geç kalındı. Tüm takımlar hazırlık kamplarına başlamış, kadrolarını aşağı yukarı oluşturmuşken Karabükspor'un ilk imzasını bugün attırabilmesi aslında büyük dram. Ne zaman planlama yapılacak, oyuncular ve hoca birbirlerini ne zaman tanıyacak ve takımın oyun felsefesi (ki uzun süredir hasret kaldığımız bir kavramdır) ne zaman oturacak? Ligin başlamasına gerçekten çok kısıtlı bir süre ve bu kısa sürede Tolunay Kafkas'ın yapması gereken bir dünya iş var. Üstelik arada kaybedilen 2-3 haftalık süre de cabası... Bilindiği gibi şu an göreve gelmesi beklenen Mustafa Yolbulan yönetimi Tolunay hocayla çok daha önce anlaşma noktasına gelmiş ancak amatörlük dolu saçma kararları nedeniyle 2-3 hafta boyunca
takımın tüm işleyişini felç ettikleri için hocayla resmi imzalar atılamadan anlaşma suya düşmüştü. Şimdi planlar eskiye dönünce bu anlaşma sudan çıkarıldı. Arada geçen zamanda ne kadar su çektiğini hep birlikte göreceğiz.

Ayrıca değinmek gereken bir nokta daha var. Biliyoruz ki bugün atılan imza bir Mustafa Yolbulan transferi... Karabükspor'un delege yapısı ve iç dinamikleri gereği Mustafa Yolbulan'ın yönetime geleceğini hepimiz öngörebiliyoruz. Ancak gerçekten demokratik bir şekilde kongreye giden kulüplerde böyle işlerin olmayacağı da aşikar. Düşünün. Yönetimde olmayan birileri gelip teknik direktör transferi yapıyor ve yönetim kurulunun mevcut üyeleri de paşa paşa gerekli imzaları atıyorlar. Çünkü onlar oraya atanmış birer memur. Normalde başka bir kulüpte x hoca bir başkan adayı tarafından göreve getirilse ve başka bir başkan adayı seçimi kazansa ne olur? Tabii ki şu an Karabükspor'da neyin olup biteceği çok kesin. Fakat yine de insanın aklına geliyor bunlar. Bir düşünmek lazım...

Tolunay Kafkas ve Karabükspor birlikteliğine gelince... Öncelikle hocanın başarılı bir kariyeri olduğunu kabul etmemiz gerekir. Ertuğrul Sağlam'ın bıraktığı Kayserispor'da 2007/08 sezonundan başlamak üzere üç sezon çalıştı. Bu üç sezonda da takımı ilk 8'e sokmayı başardı. Ardından Gaziantepspor'un başına geçip ilk sezonunda ligi dördüncü sırada bitirdi. Bir sonraki sezona kötü bir başlangıç yapıp yönetimle olan anlaşmazlığı üzerine erkenden görevi bıraktı ve TFF'de Futbol Geliştirme Merkezi'nin ve U21 milli takımın başına geçti. Geçtiğimiz sezonun devre arasında ise Trabzonspor'dan gelen teklif üzerine TFF'deki görevini -bana göre- etik olmayan bir şekilde bırakarak Trabzonspor teknik direktörlüğü görevine geldi. Trabzonspor'da çok iyi bir başlangıç yapamasa da özellikle son maçlarda aldığı iyi skorlar ve oynattığı pozitif futbolla aslında neler yapabileceğini gösterdi. 

Hoca için öncelikle kabul etmemiz gereken bir gerçek var. Karabükspor, asla Yılmaz Vural ya da Ziya Doğan gibi sonuca hemen etki edecek bir hoca almadı. Tolunay Kafkas, kendine göre bir sistem oturtmayı seven ve bunun için belli bir zamana ihtiyacı olan bir teknik direktör. Kişilik olarak zaten genel yapısını çoğumuz biliyoruz. Türk futbolunun alışık olmadığı, kimine göre aykırı söylemleri var. Futbolculuğu döneminden bu yana sürekli kendisini geliştiren, birikiminin üzerine bir şeyler koymaya çalışan, ciddi anlamda kitap okuyan ve felsefeye kafa yoran bir insan. Maç sonu demeçleri asla diğer teknik direktörlerden alıştığımız beylik cümlelerden oluşmaz. Bol bol durum tespiti yapar. En çok eleştiri aldığı nokta çabuk sinirlenmesidir. Ki burada söz konusu eleştirilerin geneline katılıyorum. Yine de bazı sinirlendiği anlarda kendisine ciddi olarak hak vermişliğim de vardır. Ülkenin içinde bulunduğu futbol kontonktürü insanın sakin kalmasını zorlaştıracak niteliktedir. Oyunculuğu döneminden bu yana çabuk sinirlenir ve zaman zaman kendisini kontrol etmekte zorlanır. Basının saçma ve kasıtlı soruları (kasıtlı olmasa bile o kasıtlı olduğunu düşünebilir) karşısında beklenmedik tepkiler verir. Karabük yerel basınındaki birkaç kişinin bu konuda ciddi sorunlar yaşayabileceğini düşünüyorum mesela. Sözün özü Kafkas zor bir insandır. Zor insandır ama bana göre dürüsttür. Muhtemelen bu zorluktan Karabükspor yönetimi de nasibini alır. Zira hocanın tutarsızlıklarla, düşürülen hedeflerle işi olmaz. Mutlaka takıma yatırım yapılmasını ve hedef büyütmeyi isteyecektir. İlerleyen zaman diliminde bu konuda görüş ayrılıkları yaşanabilir. Ne de olsa Kardemir patronu Mutullah Yolbulan'ın bütçe konusundaki eli sıkılığı da ortada.  

Tolunay hoca, boştaki alternatifler arasında takımın başına getirilebilecek en iyi isimlerden birisiydi. Bana kalsa kısıtlı ekonomileri yönetmekte başarılı olduğunu Antalyaspor'da gösteren Mehmet Özdilek daha iyi bir seçim olabilirdi ancak Tolunay hocaya da asla hayır demem. Teknik direktörlük yetisinin çok üst düzey olduğunu söylemek imkansız. Fakat asla kötü de değil. Koşan bir takım yaratacaktır. B ve C planı konusunda bazen sorun yaşayabilir. Kesinlikle iyi bir kadro mühendisi olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle gurbetçi oyunculardan iyi bir portföye sahip. Potansiyeli olan isimsiz oyuncuları bulup getirebilir. Yönetim gerekli desteği sağlarsa 2 sene içinde Karabükspor ligin kalıcı takımlarından biri olur. Ancak Tolunay Kafkas'tan en çok ne şekilde yararlanılabilir diye sorarsanız, bana göre kendisi öncelikle çok iyi bir sportif direktördür. Yönetim ve planlama konusundaki yetenekleri bana göre onu çok iyi bir sportif direktör yapıyor ancak onun tercihi teknik direktör olmaktan yana. 

Bu bilgiler ışığında Karabükspor ve Tolunay Kafkas arasındaki birlikteliğe hayırlı olsun demekten başka seçenek yok. Yeterli zaman ve destekle sürekli ilk 10'a oynayacak bir takım oluşturabilecek bir hoca ile anlaşışdı. Umarım uyumlu bir çalışma ortamı inşa edilir ve şu an herkesin küme düşmesini beklediği Karabükspor "artık" hedef büyütür.