14 Aralık 2014 Pazar

Mecburiyetten Tercihe

 
Uzun süredir blog üzerinden maç yorumu yapmıyordum. Bugün Kardemir Karabükspor'un güzel galibiyeti vesilesiyle bir hasret gidereyim dedim.

Öncelikle bu maçın Karabük açısından önemine değinmek gerek. Geçen hafta alınan Rize galibiyetiyle devre arasına 15-20 puan seviyesinde girme hedefi gerçekçi bir hal almıştı. Önümüzdeki maçlar Eskişehir, Balıkesir ve Sivas gibi puan cetvelinin alt sıralarındaki takımlarla olduğu için alınacak her 3 puan aslında 6 puanlık bir etki gösterecekti. Bursaspor maçı da rakibin gücü ve az önce saydığım takımlar karşısında aldığı iyi sonuçlar düşünülünce 1 puanın bile yeterli görüleceği, takıma özgüven kazandıracak bir mücadeleydi. 

Bursaspor'da Serdar Aziz, Ozan Tufan ve Bekir Yılmaz'ın cezalaı, maç öncesi birçok dengeyi değiştirecek, yeşil beyazlıları savunma anlamında sıkıntıya sokacak bir ayrıntıydı. Nitekim Karabükspor, bu eksiklerin üzerine gidip rakibin zaaflarından
yararlanmayı başardı. Yapılması gereken en önemli şey savunmada aksamamaktı fakat bu konuda ne yazık ki pek parlak yorum yapamıyoruz.

Kardemir Karabükspor açısından bugünün iki önemli doğrusu vardı. Birincisi sahaya 4-4-2 dizilişi ile çıkışlması oldu. Rize maçından önce Tolunay Kafkas, mecburen 4-4-2 ile maça başladığını söylemişti. O gün, bu formasyon bir mecburiyetti. Fakat bugün Yiğit İncedemir ve Abdou Traore gibi oyuncuların takıma geri dönüşüyle birlikte bu mecburiyet ortadan kalktı, ve 4-4-2 bir "tercih" halini aldı. Hocanın mecburiyetten tercihe geçişi müthiş olumlu bir şey. Zira Karabükspor için en doğru formasyon bu. 

İkinci doğru ise rakibin sol kanadının üzerine oynanması oldu. Aziz Behich, soldan hücuma çok iyi çıkışlar yapsa da savunmada aksayan bir oyuncu. Nitekim buradan bolca pozisyon üretildi, bir de penaltı kazanıldı. Tolunay Kafkas'ı bu ısrarından dolayı da ayrıca tebrik etmek gerekir. 

Aksayan nokta savunmaydı. Mabiala bugün maça da pek iyi başlayamamıştı. Karşılaşma boyunca birkaç önemli hata yaparak tehlikelere neden oldu. Tanju her zamanki gibi aksadı. Bursaspor'un attığı iki gol de birbirine benziyor ve savunma hatalarıyla örülü. İkinci golde hakemin de hatası var fakat önünde sonunda bu bir hatalı taç kararıdır. Orada tacın kim tarafından kullanılacağına takılmak yerine oyuna odaklanılsa o gol de yenilmeyebilirdi fakat yine de bu pozisyonda hatanın büyüğünü hakeme yazmak gerekir.

Mabiala ve Tanju'nun performans düşüklüğüne değinmiştik. Onun haricinde Akpala da bugün geçen haftaki kadar etkili değildi. Özellikle ikinci yarıda çok fazla kritik top kaybı yaptı. Biraz daha dikkatli ve dirençli olabilse 3. golü daha erken bulmak mümkün olabilirdi. İki golün sahibi Valentin Viola, ilk yarıda Onur Ayık, Domi Kumbela, ikinci yarıda ise Hakan Özmert çok iyi futbol sergilediler. Takımı taşıyan isimler oldular. 

Karabükspor'un son golü ofsayt koksa da sezon başından bu yana hakemlerden yana canı en çok yanan kulübün hangisi olduğunu herhalde hatırlatmaya gerek yok. Tabii ki hiç hata olmasın, fakat bu da imkansız. Netice olarak, oynanan futbolla zaten kazanmayı hak etmişti Karabükspor. 

Güne dair bir diğer güzellik de kulübedeki zenginlik hiç şüphesiz ki. Geçtiğimiz haftalarda 18'i tamamlayacak oyuncu bulmakta zorlanırken bugün Erkan Kaş'ı oyuna sokma gereği dahi duymadı Tolunay Hoca. Daha önceki maçlarda orta sahaya oyuncu alınırken eldeki tek alternatif Aykut Akgün'dü. Bugün Yiğit İncedemir'le orta saha nefes aldı. Bunlar çok önemli ve olumlu ayrıntılar. Furkan Özçal ve Umut Gündoğan gibi oyuncularla bu rotasyon çok daha fazla rahatlayacak. O konuda daha ayrıntılı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Samba Sow da döndüğünde takım iskeleti fazlasıyla rahatlayacaktır.

Ezcümle, Rize maçının ardından Bursa'dan da 3 puan almak takıma ilaç oldu. Tribündeki taraftar da bugün görevini yerine getirdi. Bu takım bir şeyler yapacaksa tribünüyle, oyuncusuyla ve yönetimiyle yapacak. Bu üç unsur bir arada ve uyum içinde olmalı. Hatalar elbette olur. Köstek değil, destek olunmalı ve hatalar el birliğiyle düzeltilmeli. Herkes bu kulübün iyiliğini istiyor. Küslükler dargınlıklar unutulup herkes üzerine düşeni yapmalı...