30 Temmuz 2015 Perşembe

Kardemir Karabükspor - Alanyaspor Maç İzlenimleri


Kardemir Karabükspor, yeni sezon öncesi Afyon'da sürdürdüğü ikinci etap hazırlık kampının ikinci hazırlık maçını Afyon Zafer Kupası kapsamında Alanyaspor'la oynadı. İlk maçta Giresunspor karşısında alınan bir yenilgi vardı fakat neredeyse tamamına yakını U21 takım oyuncularından kurulu bir kadroyla maça çıkıldığı için bu yenilgi çok da ölçü niteliği taşımıyordu. As oyuncuları ilk kez bir arada görmek ve uyumlarını test etmek açısından asıl önemli sınav Alanyaspor karşılaşmasıydı. 

Önce genel olarak yorumlayacak olursak, Karabükspor'un bu maçta sezon için umut verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle ilk yarıdaki etkili ve baskılı futbol, takımın fiziksel durumu daha iyi geldikçe maçların geneline yayılabilirse bu sezonu üst sıralarda tamamlamak mümkün olacak gibi gözüküyor. Teknik direktör Hüseyin Kalpar'ın elinde birçok hücum silahı var ve o da bu çeşitliliği inanıyorum ki en verimli şekilde kullanacaktır. Bu kadroyla çok değişik varyasyonlar, B ve C planları yapmak ve en önemlisi de bu planları oyuncu değişikliği yapmadan sahada uygulamaya koymak mümkün. Çünkü oyunculara baktığımızda tek bir mevkinin adamı olmadıklarını, birden fazla mevkiden oynayan versatil oyuncular olduklarını görüyoruz. Örneğin Simon Zenke'yi kanatta
kullanabileceğiniz gibi en uçta da kullanabilirsiniz. Ya da bir Marius Alexe hücumun en ucunda, sol çizgide veya forvet arkasında aynı verimle rahatlıkla oynayabilecek bir oyuncu. Aynı şeyi dün forma bulamasa da forvet arkası ve kanatta görev alabilen Köksal Yedek'te de görebiliyoruz.

Takım dün ilk yarıda daha baskılı ve rakibi boğucu bir oyun sergiledi. İkinci yarıda oyuncular yorulunca tempo biraz düştü. Fiziksel yorgunluğun haricinde bir etken daha vardı, o da ilk yarıda orta sahayı çok iyi yönlendiren ve takımın saha içindeki beyni vazifesini üstlenen Bekir Ozan Has'ın ikinci yarıda oynamamasıydı. Bekir Ozan'la ilgili ayrıntılara birazdan değineceğim. Düne dair en olumlu bulduğum ayrıntılardan biri de maçın son anlarında bile takımın önde tempolu bir şekilde rakibe baskı yapması ve savunmadan kolay kolay top çıkaramamalarını sağlamasıydı. Ayite ve Perovic gibi ligin en iyi hücum ikililerinden birini doğru düzgün besleyemedi Alanyaspor. Ayrıca savunmadaki Kokalovic-Rıza ikilisinin uyumu da oldukça umut vericiydi. 

Bireysel performanslara geçelim...

Adriano Facchini: Brezilyalı kaleci dün akşam fazla zorlanmadı. Kendisine iş düşen topu topu 1-2 pozisyon vardı. İlk yarıda rakip takımın Barış Örücü'yle kullandığı serbest vuruş esnasında hemen önündeki rakip oyuncuların açısını kapatmasına rağmen tehlikeli gelen topu bir şekilde çıkarmayı başarması reflekslerinin iyi olduğunu ve topu iyi takip ettiğini gösteriyor. Bunun haricinde 1-2 yan topta topu tokatlamayı başardı. Bu da önemli bir özellik. Adriano'nun zayıf yanı ayakları. Bu sezon kaleciye mümkün olduğunca az pas yapmak gerek. Top ayağındayken baskı yediğinde pek dengeli kalamıyor. Ayrıca ikinci yarıda ceza sahası dışında rakibi yere indirdiği pozisyonda daha kararlı davranıp ilk anda top hakimiyetini sağlayabilseydi hiç problem yaşamayacaktı. Sanıyorum ki konsantrasyon eksikliği sebebiyle bir an topu alıp almamakta tereddüt etti ve o pozisyon yaşandı. Oynadıkça, takıma alıştıkça kendine olan güveninin de yerine gelmesi elbette mümkün. 

İzzet Yıldırım: Çok enerjik bir futbolcu. Zaten bir bek oyuncusundan da beklenen şey enerjik olması. Savunmada çok ciddi bir hatası olmadı. Hatta zaman zaman arkadaşlarının kademesine girerek onları da rahatlattı. Hücuma çıkmayı seviyor. Önündeki oyuncuyla uyum sağlarsa sağ kanattan bolca tehlike yaratmak mümkün olacak. Fizik olarak henüz tam hazır değil ama zaman var. Ayrıca takımda alternatifi yok. Bu durum onu rehavete sokarsa performansı düşer. Ayrıca sakatlık ve ceza gibi durumlarda sıkıntı yaşanır.

Rıza Efendioğlu: Tecrübesini hemen belli etti. Kokalovic'le uyumu önemli. Biraz ağır bir oyuncu olsa da tecrübesiyle ve nerede duracağını iyi bilmesiyle bu açığını kapatıyor. Ayrıca kaptanlık için doğru seçimlerden biri olduğunu düşünüyorum.

Elvis Kokalovic: Savunmada liderliği ele almış ve bu rol ona çok yakışmış. Hücuma da elinden geldiğince destek olmaya çalışıyor. Top çıkarırken titiz olması güzel. Gelişigüzel toplarla çıkış yapmıyor. Ayağa oynamaya çalışıyor. Fizik kalitesi üst düzey. Bu ligi domine edeceği her halinden belli. Rıza ile beraber rakip forvetlere fırsat vermediler. Ayrıca hava toplarında da yeterince etkiliydiler.

İsmail Dinler: Garantici bir sol bek. Fahiş hata yapıp takımı yakacak bir oyuncu değil. Tehlike anında en garanti çözüm neyse onu yapıyor. Akmaz kokmaz. Hücuma çıkmayı pek tercih etmedi. Büyük ihtimalle sezon boyunca da benzer bir anlayışla sahada olacaktır. Biraz kilo vermesi lazım. İyi bir Ergün Teber'in İsmail Dinler'i kesebileceğini tahmin ediyorum.

Onur Cenik: Defansif orta saha olarak görev yaptı. Elinden geleni yaptığını söyleyebiliriz. Tabii ki bu pozisyonda direkt ilk 11 oynayacak bir oyuncuya ihtiyaç var fakat Onur da aslen stoper orijinli bir oyuncu olmasına rağmen defansif orta saha olarak ihtiyaç duyulduğunda üzerine düşeni yapabileceğini gösterdi. Top rakipteyken alan kapatma konusunda hataları olsa da gayretliydi. Top kendi ayağındayken ise riske girmeden, en yakınındaki oyuncuya oynamayı tercih etti. Aslında teknik kapasitesi uzun oynamaya ya da dikine pas yapmaya müsait. Daha çok çalışırsa bir şeyler olur.

Bekir Ozan Has: Takımın beyni konumunda. Savunmayla forvet arasındaki bağlantıyı oynadığı sürece başarıyla sağladı. Pas trafiğini çok iyi yönetti. Geçen seneki ağır sakatlığının ardından tekrar futbola adapte olmaya çalışıyor. Fizik olarak henüz yetersiz olsa da (45 dakikadan fazlası olmaz şu an) futbol zekasıyla takıma çok şey katıyor. İlk yarıdaki baskılı oyunun mimarlarından biriydi. Umarım ki yine bir sakatlık yaşamaz çünkü sağlam bir Bekir Ozan Has'ın takıma katkısı öngörülenden fazla olacaktır.

Recep Aydın: Forvet arkası olarak görev yaptı. Müthiş hırslı bir oyuncu. Sürpriz golcü olarak rakip ceza sahasına başarıyla sızdı ama son vuruşlarda bazı şanssızlıklar yaşadı. Gol atmayı çok istediği için bazı pozisyonlarda erken vuruş tercihleri yaptı. 3-4 gol tane çok net pozisyona girmesi bu sezon yapabilecekleri açısından fikir veriyor. Tercihleri de ideale yaklaştığı zaman katkısı olur. Bu isteği ve azmi koruması lazım. Ayrıca rakip savunmaya yaptığı baskı sayesinde de rakibin kolay kolay top çıkaramamasını sağladı. Motivasyonunu kaybetmemesi lazım. Konya'da sürekli oynamaması nedeniyle 90 dakikayı kaldıracak seviyede değil henüz. Oynadıkça daha iyi olur kanısındayım. 

İlhan Depe: Sol çizgide maça başladı ama oynadığı süre içerisinde gezgin bir rol üstlendi. Zaman zaman ortaya ve sağa da deplase oldu. Fiziksel olarak daha iyi seviyeye gelmesi lazım. Çok sert ikili mücadelelerden şu an için kaçıyor. Normalde tarz olarak rakibi sürati ve tekniğiyle geçen bir oyuncu. Sezonun çok başında olduğumuz için bu özelliklerini tam kapasiteyle kullanamıyor oluşu normal. Oynadıkça ve kondisyonu yerine geldikçe özgüveni de yerine gelecektir. Marius Alexe'ye attığı gol pası çok ince. Gerek Alexe'nin boşa kaçışını görmesi gerekse de pas kalitesi kusursuza yakındı. Çok yararlı olacağını düşünüyorum. 

Simon Zenke: Sağ ön tarafta maça başladı. Zaman zaman olumlu hareketlerinin yanı sıra eksikleri de göze çarptı. Takıma yaptığı en önemli katkı ön alanda top tutma konusundaki başarısıydı. Kolay kolay top kaybetmiyor ve rakip ceza sahası çevresinde topu muhafaza ederek takımın da rakip yarı alana yerleşmesi için zaman yaratıyor. En uçta oynarsa daha yararlı olabilir. Tipik bir kanat oyuncusu olmadığı için çizgiyi terk ederek içeriye kat ediyor. Fiziksel durumundan dolayı bazı pozisyonlarda ağır kalıyor ya da beli dönmediği için de topla yön değiştirmesi biraz zaman alıyor. Bu durumda da rakip savunmaya yerleşme ve karşılama fırsatı tanımış oluyor. Yani olumlu özellikleri de var olumsuz özellikleri de. İyi niyetli olduğundan şüphe yok ama dün görev aldığı bölgede daha iyi bir çözüm mümkün. 

Marius Alexe: Daha ilk maçtan klasını ve farkını ortaya koymayı başardı. Romanya'da ligler başlayalı birkaç hafta olduğu için fizik kalite açısından takımın en hazır futbolcusu. Tekniği ve oyun görüşü PTT liginin üzerinde. Nerede duracağını çok iyi bildiği için rahatlıkla pozisyona girebiliyor. Vuruşları da net. Dün savunmadan gelen 3-4 yüksek topu kafayla arkadaşlarına indirmeyi başardı. Girdiği pozisyonlar ve attığı golü de düşününce santrafor olarak gönül rahatlığıya görev verilebileceğini söylemek mümkün. Ayrıca ilk yarının ortalarında sol çizgide rakibi yakaladığı bir pozisyonda süratinin yardımıyla rakibi rahat bir şekilde geçerek tehlike yarattığı pozisyona da dikkat etmek gerek. Kendisini sol kenar forvet, merkez santrafor ve forvet arkası olarak kullanabiliriz. Bu çok yönlülüğü sayesinde hocanın elini zenginleştirecektir. Ayrıca maç içinde arkadaşlarını sürekli teşvik etmesi çok olumlu. Tam bir lider karakter.

Gökhan Alsan: İkinci yarının başında oyuna dahil oldu ve Bekir Ozan Has'ın yerinde görev yaptı. Daha çok rakibi bozma işlevini gördü. Top kullanırken risksiz tercihlerde bulundu. Bu da ilk yarıda kurduğumuz baskıyı ikinci yarıya taşıyamamamızdaki etkenlerden biriydi. Çok koştu. Enerjisiyle rakibe orta alanda rahat top yapma imkanı tanımadı. Diğer oyuncular gibi onun da zamana ihtiyacı var. Kullandığı frikik çok klastı. Henüz eksikleri olsa da takıma adapte oldukça sezon boyunca güvenilir bir alternatif olacak potansiyeli gösterdi.

Alpay Koçaklı: Yaşına göre muazzam bir oyuncu. Fiziksel gelişimi de gayet iyi yolda gidiyor. Kendisinden çok daha tecrübeli oyunculara karşı güçlü fiziğiyle direnç gösterebiliyor. Tecrübesizliği nedeniyle bazı top kullanma tercihlerinden hata var ama bunu aşmak için oynaması, şans bulması da şart. Takımda Alexe gibi futbolu çok iyi bilen bir oyuncunun bulunması onun için şans. Alexe'den çok şey öğrenmesi gerek. Yalnız bazı eleştirilecek noktaları da yok değil. Yeteneğinin ve potansiyelinin farkında fakat bu durum onda biraz egosal problemlere yol açmış. Biraz "oldum" havasında gibi geldi bana. İkinci yarının başlarında sağ çizgide bir faul pozisyonunda hakem düdüğü çaldıktan sonra topu hırsla dışarıya göndermesi ileride başına dert açabilir. Zaman zaman rakiple ve arkadaşlarıyla girdiği diyaloglar ve yaptığı jest/mimikler pek iyi sinyaller vermedi bana. Kullandığı serbest vuruşta çok iyi bir şut çıkardı ancak serbest vuruşu kendisinin kullanacağını arkadaşlarına söyleme şekli bile biraz fazla özgüvenli ve sert geldi bana. İçindeki istek ve hırsı öldürmeden biraz törpülenmesi gerekebilir. Geleceği çok parlak. Kaybedilmemeli...

Selim Kayacı: Sonlara doğru oyuna girdi. O da çok yönlü bir oyuncu. Orta sahanın ortasında ve savunmanın iki kanadından oynayabilir. Oyunda olduğu sürece doğru yerlere koşu yapması dikkatimi çekti. Fazla topla oynama fırsatı bulamadığı için tercihleri ve becerileri konusunda çok net fikirler verecek zamanı olmadı. Ama kadroda bulunması gereken, ihtiyaç halinde enerjisiyle katkı verebilecek ve gelişime açık bir oyuncu. Eğer kiraya verilecekse de iddialı ve oynayabileceği bir kulüp tercih edilmeli.

Son tahlilde takımı her ne kadar umut verici bulsam da eksikler malum. Forvet, forvet arkası, defansif orta saha, stoper ve sağ bek pozisyonlarına takviye yapmak gerekiyor. Forvete mutlaka yerli bir yedek oyuncu şart. Eğer yabancı forvet de alınırsa Alexe'yi daha etkin kullanmak mümkün olacaktır. Recep Aydın iyi bir forvet arkası oyuncusu ancak sezon uzun ve koca sezonu eksiksiz oynaması beklenemez. Buraya da imkan varsa mutlaka kaliteli, Muhammet Reis gibi bir oyuncu takviye edilmeli. Ezcümle, ben bu takımdan umutluyum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder